18 Mayıs 2015 Pazartesi

EVET 'ONLARIN' DA MÜZİK ZEVKİ VAR

Eğer siz ona yaş mama parası kazanmak için çalışıyorsanız :) ve evde tek kediniz varsa, ve siz gittiğinizde yapayalnız kalıyorsa bu yazıyı okumaya ihtiyacınız var!
İş için ya da 2-3 günlük seyehatlerde yalnız bırakacağınız evcil hayvanlar için arka planda çalan müzik biraz olsun rahatlamalarına yardımcı olacaktır.
Kedilerin müzik zevkiyle ilgili yapılan araştırmalar var. 
Bu konuda bu linke Tıklamanızı öneririm...
Linkte, yapılan araştırmalarda 3 örnek müzik verilmiş, kedilerin hoşuna gittiği test edilen. 
Bunun dışında Müziğin hem insanlar hem hayvanlar üzerindeki olumlu etkisini kanıtlamış bir çok araştırma mevcut. İnsanlarda psiko-terapi yaparken kullanılan Relaxation- New Age Müziklerin genelde nehir, yağmur kuş ve doğa sesleri içerdiğini söylemeye gerek yok.
Doğayı yok ettik ve ruhsal sağlığımız için yine ona ihtiyacımız var :) yapayda olsa sesleri duymamıza !
Artık biliyoruz ki işitsel algımıza hitap eden her 'tını' bilişsel düzeyde ruh durumumuzu değiştirebiliyor. 
Kedi ve köpeklerin sesleri algılamada insanoğluna göre çok daha duyarlılar.
İnsanların duyduğu en yüksek frekans 20 KHz iken ;
Köpekler de bu oran 35 Khz
Kedilerde 65 Khz.
Hal böyle olunca sese bizden daha fazla duyarlı canlara rahatlatıcı, soft ve hoşuna gidebilecek türden kısık sesle müzikler seçmek gerekiyor . 
Yani 'bas'ın yoğun olduğu yüksek ve isyan içeren hard metal müzikleri siz evde yokken dinleyen bir kedi muhtemelen eve geldiğinizde sizi tırmalama, bıçaklama tahtası gibi görebilir. :) 
Önce kendim sonra sizler için bulduğum bazı müzikler...
Müziğin bağışıklık sistemini güçlendirici etkisinide göz önünde bulundurursak hiç eksik etmeyelim evimizde...

harika bir mix oluşturmuş youtube kanalı 
https://www.youtube.com/watch?v=da7grXHjTgM&index=18&list=RDCwzJJArnvfM 

relax my cat tarafından oluşturulmuş bir mix
https://www.youtube.com/watch?v=I8wnY1O227k&index=2&list=RDda7grXHjTgM 

Sadece farklı kuş seslerinden oluşmuş 8 saat uzunluğunda kedilerin dikkatini çeken bir mix
https://www.youtube.com/watch?v=8TLT_V1LAI8   
not : Bunu dinlerken Mia'nın rahatlayıp uyuduğunu söyleyemem her tarafta kuş arıyor, obsesif hareketlerini görünce bir oraya bir buraya fazla dinletemedim! :) 

ve yine hem kedi hem köpek sahipleri için uygun karışık bir mix 
https://www.youtube.com/watch?v=R3ufUzA_9YU&list=RDxNf-ERYgyhs&index=17

Ve Mia'nın favorileri

https://www.youtube.com/watch?v=ReM_mKq7xOY  (KISIK SESLE EN FAVORİSİ)

Tesekkür ederim güzel kadife sesli kuşlar..:) 


https://www.youtube.com/watch?v=-Ymr28yy2_E 

https://www.youtube.com/watch?v=FqnsUEd2I8Y

Müzikle, sevgiyle kalın! 






14 Mayıs 2015 Perşembe

LOKUM'U 'FIP' ALDI BENDEN!

Ölüm... BİR SON MUDUR ? yeni bir başlangıç mıdır? 
Geride kalanlar için birgün biryerlerde buluşacağımızı düşünmek acıyı bir nebze de olsa hafifletmez mi?
İnsan olsun Hayvan olsun..his duygu taşıyan tüm canlılar aynıdır benim için. Bir duygusu hissiyatı var mı hiçbir fikrim yok ama evimde dolaşan sineğe bile zarar vermeden  nasıl gönderirim diye düşünürüm. Gerçi doğanın da bir dengesi var...O Sineği Mia benden önce farkederse genelde yakalayıp öldürüp önüme atıyor. Sonuç olarak Yaşama saygımız varsa Yaşayan herşeye olmalı değil mi! Bunu keşke sürekli zihnimizde tutatabilsek...
Bu hafta garip başladı, Pazar günü Haliçte gece civarında meydana gelen bir trafik kazası vardı haberlerde dönen, kazada ölen 2 kişi vardı...Tv de izledim ve geçtim, hepimiz öyle yapmıyormuyuz? O anda biraz yazık olmuş diye içiniz acır, kumandanın bir tuşuyla hemen farklı bir moda girersiniz bile... 5 saniyedir zihninizi sadece 5 saniye meşgul eder olumsuz haberler ...sonra hayat devam eder.
 Sabah uyandığımda ve besleme yapmak için dışarı çıktığımda o kazada ölen birisinin komşumuz olduğunu (daha 21 yaşında) öğrenene kadar zaman rutin halde akıyordu oysaki...Ani ölümler, beklenmedik kazalar, ani hastalıklar yakınınızda olduğunda, bir kaç dakika aslında şok geçiriyorsunuz...ANLAMLANDIRMAYA çalışıyosunuz..İnkara gidiyorsunuz...bu süreçlerde biraz zaman geçiyor... kabul etme evresine ulaşıncaya kadar...Ben uzaktan biri olarak mideme yumruk atmışlar gibi , boğazıma kocaman birşey takılmış gibi hissettim ve bu sefer emin olun 5 saniye sürmedi...! Ateşin düştüğü yerdeki durumu hala düşünüyorum sonra bütüne bakıyorum...Şuanda ben bu yazıyı bitirene kadar kaç canlı son nefeslerini verecek kim bilir? Şu anda Şu sanisede bile bir önceki anda yaşayan bir can'lı artık can'sız olacak. Dahada yukarı çıkıp bütüne kuşbakışı göz attığımda Yaşamın aslında ÖLÜM'le anlam bulduğunu görüyorsunuz. Başta zaten bir anlaşmamız var Doğanında bir dengesi, Kimse Sonsuza kadar yaşayamıyor Kİ..bizim yaşarken unuttuğumuz şey bu sanırım! Ölüm yaşlılara özel bir olgu değil ki! 
İşe gidip gelirken , dışarıya çıktığınızda sadece birşeye odaklanıp arabanıza ya da metrobüse doğru kaptırıp giderken hiçbirşey görmüyorsanız..Tebrikler..
hAYATIN BÜYÜK önemli koşturması ve meşguliyeti içerisinde tamda sistemin istediği gibi yerinizi ön sıralardan almışsınız!
Sadece Havlayan, sürü halinde geçen köpekleri, yada belli dönemlerde kızgınlığa girmiş kedilerin çağrı seslerini duyuyor ve varlıklarını hatırlıyorsanız... Sokakta sizi gördüğünde titreyip korkudan kaçan kedileri, çöp kutusunun içinde yiyecek arayışında olan pisileri, çekingen, tedirgin biryerlere yatmış kalmış ya da sizi gördüğünde yolunu değiştiren köpekleri görmüyorsanızda durum aynı! Bazen Koşuşturmanızın ortasında bir an durup görmek gerekiyor..ağacın etrafında dönen güzel renkli kelebeği, yeni tomurcuklanmış meyve çiçeklerini, martıları.. bulutları..Bir an için durup 'şimdiki an' a sahip çıkmanız gerekiyor, kimsenin yönetmediği, sahip olduğunuz tek an'a ve sonra bu anları çoğaltmaya başlamanız gerekiyor..ve sonra herşeyi görmeye başlamanız, farkındalık dediğimiz şey bu oluyor! ve sonrasında bu an'ları yıllara dönüştürmemiz gerekiyor...
Kendi hayatınızın kontrolü sizde mi? Gerçekten istediğiniz şeyleri yapabiliyormusunuz yoksa hep bir erteleme döngüsündemisiniz? 
LOKUM'U berbat, sinsi ve hızlı bir hastalık yüzünden kaybettim. 25.04.2015 te ...
Uzun bir süredirde elim klavyeye gitmedi yazı yazmak için...Şuanda bile zorlanıyorum...
Herşey kendi rutininde gidiyorken ve siz sızlanıyorken bazı şeylerden bir anda birşey oluyor işte ve şikayet ettiğiniz hayatınızı eski haliyle geri istiyorsunuz.
Bu Fip denilen illet hastalıktan ve hastalık süreçlerinden sonra bahsetmeyi umuyorum... Çünkü buaralar ciddi bir salgın olduğu düşünülüyor...
Ancak sizden ricam şuanda ne işle uğraşıyorsanız bir an durun ve şuanda sahip olduklarınıza odaklanın, varlıklarının şuanda farkına varın...Sevdiğiniz ve yanınızda olan insanlar, evcil hayvanlarınız için ...yanınızda var oldukları için de teşekkür edin...
ve Doğumla - Ölüm arasındaki o anları daha kaliteli, daha farkında, daha keyifli mutlu yaşayın...Hala yapabiliyorken...
Sevgiyle...


3 Nisan 2015 Cuma

SOKAK KEDİSİ BOB VE JAMES

Aranızda bu ikilinin gerçek hayat hikayesini okumayan kaldı mı?
Bu yazı sizler için...
Geçen sene ilk kitabını DNR magazalarında gördüğümde basit bir hikayedir heralde akşam yatarken okuyabileceğim bir kitap düşüncesiyle satın aldım. 
Kitabın sayfasını açtığım anda aynı gün içerisinde bitireceğimi tahmin etmemiştim tabiki! 
James Bowen adında sokaklarda yaşamını sürdüren, uyuşturucu bağımlısı bir genç ve yaralı bir şekilde karşılaştığı sarman kedinin gerçek hikayesi...İki yaralı canın birbirlerine tutunması, iki yaralı ruhun birlikte şifa bulması...
Detaylara fazla girmeyeceğim okumayanlar için ancak, kitabı okurken her satırında kafamda canlandırdığım karakter, bahsedilen mekanlar ve durumlar oldu haliyle. Çoğu zaman kitap okuyan insanlar filmi çekilen bir kitap söz konusuysa hayal kırıklığına uğrar çünkü kendi dünyasında okurken kurgu yada gerçek konulu kitaplar olsun,zihninde yarattığı karakterler, mekanlar, durumlar farklı işlenir genelde. 
Bir zamanlar Londra sokaklarında uyuşturucu bağımlısı olarak yaşamını sürdüren bu adamın 2. kitabınıda aynı keyif ve hızla bitirdikten sonra James ve Bob'la ilgili birkaç şey bulurum düşüncesiyle kurcaladığım nette;
Gerçek hayatlarındaki görüntülere ulaştım...henüz daha kitap söz konusu değilken, kendi hallerinde yaşıyorken, bu kadar ünlü olmamışken youtube da dönen videoyu izlediğimde, Herşey o kadar güzel yerli yerine oturdu ki anlatamam! Gerçek bir hikaye oluşundan mı, kaleme güzel alındığından mı , günlük bir dil kullanıldığından mı bilinmez...Görüntüler, okuduğum kitabın zihnimdeki aynası gibiydi..ve bir kere daha Bob'a sonra tabiki James'e hayran kaldım. 
Görüntüleri sizinle paylaşmak istiyorum .

JAMES VE BOB - Onlar için 'Ünlü Olmak' sadece hayalken 
Londranın metro girişlerinde insanların yoğun olduğu yerlerde Evsizler için çıkarılan 'The Big Issue' dergisini satmaya çalışırken, Bob ve James'i gören turistler tarafından çekilmiş ve youtube aktarılmış bir video.









JAMES VE BOB - İlk kitap Sokak Kedisi Bob yayımlandıktan sonraki görüntüleri.









JAMES VE BOB - İkinci Kitapları 'Bob'un Dünyası' yayımlandıktan sonraki görüntüleri...








Evcil hayvanlar karnını doyurup barınma ihtiyacını sağladıktan sonra sizin yoksul, varlıklı olduğunuzla ilgilenmezler.Toplumdaki statünüz mü? Hiç umurlarında değil...İlk videodan bu son videoya kadar Bob gayet keyifli, kendi halinde bir kedi..peki sizce James ? Kitapta bahsedildiği ve her defasında dile getirdiği gibi kendisindeki fizyolojik, psikolojik değişimi sizde farkedebiliyor musunuz? Gerçekten SOKAKTAN bir can evlat edindi ve hayatı 
değişmedi mi?                                                                  
Merak edenler için 3. kitabında geleceğini söylüyorlar...


Buda Bizim evden görüntüler...Kitap Kurdu Mia İş başında :)  


























Güzel Mucizelere tanık olduğunuz bir gün dileğimle..
Sevgiler...

23 Mart 2015 Pazartesi

EVCİL HAYVANLARDA 'KİL' KULLANIMI

YAŞAYAN TOPRAK : BENTONIT KALSİYUM KİL

Muhtemelen kilin tedavi edici özelliğini biliyorsunuz hatta kendiniz üzerinizde uyguluyorsunuz. Ben daha yeni öğrendim! Yani Kil denilince , saça yüze yapılan maskeler dışında çok faydası olduğunu düşünmezdim. Ta ki evcil hayvanlar için doğal bakım yöntemlerini araştırana kadar.
İnsanların acılarını dindirmek, yaralarını iyileştirmek ve sağlıklarına kavuşmak için çok eski çağlardan beri kilden yararlanmayı öğrenmiş olmalarını, hayvanları                             gözlemlemeye borçlu olduğunu biliyormusunuz?
Öncelikle  evcil hayvanlarda kili neden kullanmalıyız bakalım...
  • Kil, bedendeki kimyasal atık,toksin, virüs ve hastalık yapan bakterileri mıknatıs gibi emer, kurutur. Civa kurşun gibi ağır metallerin vucuttan atılmasını kolaylaştırır.
  • Diş ve diş eti temizliğinde, ağız yaralarında inanılmaz güçlü bir temizleyicidir.
  • Doku oluşumunu hızlandırarak yaraların iyileşmesini kolaylaştırır.
  • Egzema,böcek sokmaları, mantar, saçkıran, deri kaşıntısı gibi çeşitli deri hastalıklarıyla mücadelede yardımcıdır.
  • Kırıklarda, yeniden kemik oluşumunu kolaylaştırır.
  • Bağırsak florasını dengeler, bağışıklık sistemini güçlendirir, kansızlık durumunda alyuvarların yeniden oluşumunu kolaylaştırır. 
  • İçeriğindeki doğal radyoaktifliği onun ışınlara maruz kalan dokular üstündeki fazla radyoaktiviteyi yine mıknatıs gibi çekmesini sağlar.
Hayvanlar için Kili içten ve dıştan uygulayabiliyoruz.
Hayvanlar için Doğal İlaçlar kitabında Muller, Kilin tadını tüm kedi ve köpeklerin istisnai durumlar hariç çok seveceğini belirtmiş.
 Ben Mia' ya uyguladığımda, evet nefret etmedi ama bayıla bayıla da içmedi. Öncelikle belirtmem gereken birşey var ki, ister dahili ister harici kullanın (içten-dıştan) Kil ister sıvı olsun ister lapa ya da macun metalle temas ettirmeyin, etkisini azaltıyor!
Kullanımda ölçülü olun, Mia için ben günlük sabah akşam toplam 2 cc veriyorum. sıvı halde şırıngayla ağzına ya da suyuna koyuyorum. Şuan için çok şükür bir rahatsızlığımız yok, ancak detoks etkisinden yararlanmak, bağışıklığını desteklemek için kullanıyorum. İleride birçok hastalığında önüne geçebileceğine de inanıyorum çünkü.
Aktarlarda satılan Toz halinde ki killere hiç bulaşmayın derim. Güvenebileceğiniz bir aktar varsa zengin montmorillonit içeriğe sahip bentonit kil aradığınızı belirtebilirsiniz. Lütfen emin olmadığınız Killeri almayınız çünkü evcil hayvanınıza ne içirdiğinizi bilmeniz gerekiyor! 
Kili sulandırarak sıvı halde benim yaptığım gibi içme suyuna , yada lapa halinde gerekli bölgeye( egzemalı-kaşıntılı-sorunlu deri lezyonlarına) sürüp bandajlayabilirsiniz. 
Doğru ve ölçülü  kil kullanımı, evcil hayvanlarda güçlü detoks etkiyle birlikte iç parazitlerin, böbrek ve ciğerlerde oluşan toksinlerin atılımını da kolaylaştırıyor. 
Dahili olarak Bentonite kil;
-İshal durumlarında öneriliyor, ancak konstipasyon (kabızlık) durumlarında verilmemesi gerekiyor. 
Aşıların ciddi yan etkileri olabiliyor, kendi aldığımız ağrı kesiciler antibiotikler çok da masum ilaçlar değil,aynı şekilde aynı yaşam alanını paylaştığımız evcil hayvanların sağlığı için gerekli rutin aşılarında mutlaka yan etkileri olduğunu düşünürüm hep, haliyle bedende bıraktıkları kimyasal artıkların toksinlerin atılımı gerekiyor. Bu doğrultuda Kilin detoks etkisinden yararlanmak ve arınma sağlamak onlara yapılan en büyük iyilik gibi düşünüyorum.
Bununla birlikte; 
-Kronik bir rahatsızlık sonucu kullanılan tedavilerde, sürekli ilaç alımı yaşanan bir dönemde Kil kullanımının sonraya bırakılması gerektiğini düşünüyorum. Tedavi sürecinde ilaçların etkisini hafifletir mi, gerçek sorunun üstünden daha hızlı mı gelir? Süreci yavaşlatırmı? Ben kendi araştırmalarımda çok emin olamadım. Böyle bir durumda iseniz mutlaka veteriner hekime danışarak hareket ediniz. 

Yaptığım araştırmalar esnasında yazılarını büyük bir ilgiyle ve güvenle okuduğum, araştırmayı ve doğal olanla yaşamayı araştıran insanları bu konularda bilgilendirmeyi hedeflemiş Başak Pirtini'nin blog sayfasında ebeveyn ve çocuklar üzerinde de kilin faydaları konusunda yer almış bilgilere DOĞAL ANNEYİM blogundan ulaşabilirsiniz.

Sevgiler....


Kaynaklar :
http://healthypetnetwork.org/nutramin.htm
http://www.californiaearthminerals.com/cats-dogs.html
http://www.californiaearthminerals.com/nutramin.html
https://earthslivingclay.com/4772/bentonite-clay-a-natural-treatment-for-kidney-disease-in-dogs-and-cats/
http://www.dogsnaturallymagazine.com/bentonite-clay-detox/


10 Mart 2015 Salı

KEDİLERDE DİŞ VE DİŞ ETİ SORUNLARINDA

 BENTONİT KİLİ  KULLANIMI-



Eğer kediniz
- Ağzını açtığında kötü bir ağız kokusu alıyorsanız
- Dişlerine baktığınızda pembe olması gereken diş eti kırmızıysa,
-Diş etlerinde kahverengi bir renk oluşum farkettiyseniz
-Dişler sarı ve kahverengiye dönük gözüküyorsa
-İştahta kayıp varsa
-Halsizlik yaşıyorsa
mutlaka hemen veteriner hekime gidiniz. 
Veteriner ziyaretlerinde rutin aşılar, genel muayenehane dışında aslında atlatılan çok önemli bir konu var, Diş kontrolü!
Çoğu evcil hayvan sahibi er ya da geç diş problemleriyle karşılaşıyor.
Kediler için önlerine koyduğumuz kuru mamanın diş plak ve tartarları yok edebildiğine inanılsada maalesef evde diş bakımı gerekiyor.Evimizdeki kedi, fare avlayıp dişlerini doğal yollardan temizleyemeyeceğine göre onlara yardım etmek bize düşüyor. Diş fırçalaması sanıldığı kadar zor birşey değil.
Neden diş fırçalamalısınız?
Özellikle 3 yaşından sonra (ki erken yaşlarda da görülebiliniyor) gingivit denilen diş eti iltihabıyla karşılaşabilirsiniz. Diş eti ve dişlerin arasında kalan yemek artıkları zamanla taşlaşarak diş plakları oluşumuna, hatta diş eti çekilmelerine sebep olabilir. Son derece sancılı bir dönem! Dostunuz yemek yemekte zorlanacak ve diş eti yangısı sebebiyle keyifsiz, ağrılı bir süreçte gözlerinize mazlum mazlum bakacak! 
Tabiki böyle bir durumla karşılaşmak istemeyiz, ancak önemsiz gibi görünen diş muayenehanesi ve bakımı daha sonra önemseyebileceğimiz bir veteriner gideri olarak geri dönecektir emin olun! Tamamen tedavisi mümkün olmadığı gibi ilerlemiş durumlarda antibiotik ve ağrı kesicilere hatta diş taşı temizleme operasyonlarına, diş çekimlerine kadar gidebilen durumlardan sadece önlem alarak kurtulmak mümkün...
Lokumla ilgili hikayemi biliyorsunuz. burada anlatmıştım. 
Lokumla , tanıştığım bu hastalık sonrası, kolları sıvayıp holistik yöntemlerle 'ne yapılabilinir'in araştırmasını yaptım..
Öncelikle kediniz yavruysa şimdiden diş fırçalamayı alışkanlık haline getirmeniz, ilerde karşı koymasının önüne geçeçektir ve tabiki bu tarz sorunlarında önüne geçmiş olacaksınız.

Yetişkinse mutlaka önce veterinerden dişlerini kontrol etmesini isteyin.
Herhangi bir diş çürümesi, kötü ağız kokusu, diş tartarı varsa ilerlemeden neler yapılabileceğini konuşun.
İlerlemiş durumlarda veterineriniz ayda bir yapılacak iğnelerden bahsedecektir.
Bunun dışında günlük diş fırçalamasını ve Hills T/D gİbi bazı markaların reçeteli satıldığı diş temizliği için formulize edildiği söylenen mamaları önerecektir.
Takdir edersiniz ki diş etinde her yangı olduğunda sürekli antibiotik ve ilaçla çözüme gidersek bu sefer ileride daha farklı sorunların  çıkmasına sebep olabiliriz. Yumuşak mamaların daha çok hastalığı tetiklediği gerçeği düşünülürse tabiki kaliteli kuru mamalarla beslenmesi gerektiğini biliyoruz. 
Şunu belirtmeliyim ki Türkiyede kedi ve köpek için satılan diş macunlarının içeriğinde sanki insanlara has yapılıyormuş gibi nane, ya da okaliptus aramoları dışında gereksiz kimyasallarda mevcut.
Bu arayışta holistik hayvan bakımıyla ilgili karşıma çıkan http://allnaturalpetcare.com/blog/2012/06/13/easy-natural-homemade_cat_toothpaste-recipe/ sitesinden doğal diş macunu yapmayı öğrendim. Malzememiz kalsiyum bentonit kil! Hiçbir yan etkisi olmadığı gibi, evcil hayvanlarımıza sağlık açısından inanılmaz faydaları olan bir ürün. Ben Türkiye'de güvendiğim bir markanın, ürünlerinden sipariş verdim. Kullanım alanı inanılmaz geniş olduğu için hem Lokuma-hem Mia'ya hemde bize faydası olacağını düşünerek. Evcil hayvanlarda kil kullanımı inanılmaz geniş ve derin bir konu, Bu konuda da araştırmaları tamamladığım zaman  geniş bir yer vereceğim burada.
Bunun dışında piyasada satılan, içeriğinden emin olduğunuz kaliteli diş macunlarından temin edebilirsiniz.Ben bu konuda oldukça sıkıntı çektim! Sizin kullandığınız veya önerebileceğiniz bir bakım ürünü varsa lütfen paylaşın. Bentonit kalsiyum kil ve sünger yardımıyla bu bakımı oldukça rahat yapıyorum ben. 
Öncelikle diş fırçalamasıyla ilgili belirteceğim önemli şeyler var
- Sandıgınız gibi bizim dişlerimizi fırçaladığımız gibi fırçalamıyoruz.
- Sadece 1 dakikanızı ayırarak bu işlemi yapabilirsiniz.
- Ben medikallerde satılan ağız bakımı için kullanılan ucunda sünger olan bir ürün kullanıyorum. Fırça değil.
- Bir kumaş yardımıyla da kedinizin ağız bakımını yapabilirsiniz.
- Eğer fırça kullanacaksanız, evcil hayvanlara özel olan fırçalardan yada bebek fırçalarından alın en yumuşak tüyleri olan fırçalar olsun lütfen bunlar. 
Yanlış fırçalama insanlarda olduğu gibi küçük dostlarımızda da diş eti problemlerine yol açıyor. Bununla birlikte sabırla dişlerini fırçalatacak bir kedi henüz tanımıyorum ben :)
Fırçalama ile ilgili daha net bir görsel olması açısından youtube dan bir  videoyu sizinle paylaşıyorum. Umarım faydası olacaktır. 



Sevgiyle Kalın....
Kaynaklar : http://allnaturalpetcare.com/blog/2012/06/13/easy-natural-homemade_cat_toothpaste-recipe/ 
http://www.amazon.co.uk/Hayvanlar-Dogal-Ila%C3%A7lar-France-Muller/dp/6055598590 
http://www.editions-jouvence.com/livre/largile-facile 


5 Mart 2015 Perşembe

KEDİLER İÇİN REFLEKSOLOJİ-3

Umarım Refleksolojiye benim gibi merak salıp evdeki evcil hayvanlarınıza uygulamaya başlamışssınızdır! :)
Ben bu bilgileri edindiğimden bu yana Mia ile denemelere başladım...Mia, kucakta oturmayı çok seven, sevilmekten ve okşanmaktan çok hoşlanan bir kedi değil, 'oyuncu 'kategorisinde yer alabilir kesinlikle! canı istediği zaman kendisini sevdirir, biz okşamak istediğimizde gönlü varsa evet izin verebilir, ancak yoksa güzel bir pati yiyebiliriz...:) Oyuna hiçbir zaman hayır demez! onun bu oyun merakıyla zaten ev yapımı oyuncakları geliştireceğime inanıyorum! Hal böyle olunca her istediğimde gel sana masaj yapacağım, bak yeni şeyler öğrendim, refleks bölgelerini keşfe çıkalım bak çok işe yarayacak diyemiyorum tabiki :) burada da belirtildiği gibi , yapılması gerekenlerin ilk aşaması rahat ve dingin olmasını beklemek oluyor! Eğer sizin kucağı seven, okşanmaya bayılan kedileriniz varsa işiniz çok daha kolay!Ancak Mia gibi hareketli ve oyuncu bir kediniz varsa, uygun ortamı yakaladığınızda ve evet bu bölgelere masaj yaptığınızda farkı hemen hissetmeniz daha kolay! Çünkü en fazla 5 dakika kucağıma alabildiğim kedim yarım saat kucağımdan inmedi,gevşedi, kollarım koptu diyebilirim :) 
Yukarıda http://www.tallgrasspublishers.com/  sitesinden aldığım, ayrı bir grafik var bu grafikte akapunktur noktalarının çizelgesini görebilirsiniz.
Bu bilgileri birleştirdiğinizde bu bir kaç tavsiyenin, dostunuzun iyiliği için okşama anlarını kolaylıkla tedavi seanslarına dönüştürebileceğinizi söyleyebilirim. Umarım denildiği ve bahsedildiği üzere çok sayıda sağlık sorununu önlemeye yardımcı olur.
Kulak kepçesinin uyarılması çok önemli; Çünkü bilindiği üzere, kedinin kulaklarınde vucudun dengesini ve temel düzeni sağlayan tüyler ve refleks noktaları var. Ben Mia üzerinde tek tek bu noktaları bulmakta zorlandığımdan, bu video daki gibi  genel masajı tercih ettim.
video
İlk başta şaşkındı ama sonrasında mest oldu diyebilirim. Bu uygulamalar esnasında evcil hayvanınızın okşanmayı sevsin sevmesin, rahatladığını, tüm kaslarının gevşediğini ve en ufak tıkırtıya dahi duyarsız, kendisini tamamen güvenli hissedip size bıraktığını göreceksiniz.
Bir anda işin ehli olmuyoruz tabiki! uygulaya uygulaya bu temel tekniklere hakim olmayı öğreneceğiz diye düşünüyorum. 
Umarım refleksoloji-akapunktur noktaları sizler ve küçük dostlarınız için faydalı, güzel bir konu olmuştur. Yeni ve farklı şeyler öğrendiğimde tabiki burada paylaşıyor olacağım. 
Sevgiler...

2 Mart 2015 Pazartesi

KEDİLER İÇİN REFLEKSOLOJİ-2


Keyfine düşkün kediler için , refleksoloji alanında yaptığım çalışmalar esnasında bir çok terapiye rastladım. Reiki, akapunktur, bioenerji, vb. gibi.
Bir dönem bu kozmik enerjilere merak salan ben kendi hayatımda olduğu gibi kendime doğru geleni alıp bir çok öğretinin aslında tek bir odak noktasından yola çıktığını farkedip sadeleştirerek kendi hayatıma devam ettim.
Evcil hayvanlar içinde farklı birşey düşünmüyorum.
Bir bütün olarak bakıldığında doğanın enerjisine en yatkın içgüdüleriyle insana meydan okuyan bu canların bize öğreteceği çok şey olduğunu biliyorum.
İnsanoğlu olarak yaşadığımız en büyük sorun bana göre, ya geçmişte yaşanan bir takım durumları düşünmek ya da geleceğe yönelik endişelere sahip olmak. Genel durumumuza şöyle bakıldığında 'tam şimdi, tam burada' olmamız gerekirken...ŞİMDİ ve BURADA'yı atlayıp zaman kargaşasında kayboluyoruz maalesef... Zihnimizde yarattığımız geçmişle ilgili  pişmanlıklar, gelecekle ilgili endişe ve kaygılarda fizyolojik, psikolojik rahatsızlıklara sebep olabiliyor. Peki bir kedi ile ilgilendiğinizde, köpeğinizle oynadığınızda hangi zaman diliminde oluyorsunuz? Hiç düşündünüz mü?
Evcil hayvanlar size ŞİMDİ ve BURADA'yı ister istemez öğretirler...zihninizi boşaltırsınız , üstünüzdeki negatifliği bir tarafa fırlatırsınız ve o an sadece o anda kalırsınız. :)
Alternatif tıpın, ruha şifa ve dinginlik veren öğretilerin, meditasyon dahi ilk aşaması, bu 'an' ın farkındalığını kazandırmaktadır.
Gergin ve sinirli olduğunuzda, birde sakin ve rahat olduğunuzda evcil hayvanlarınızı gözlemlemenizi tavsiye ederim.
Gelelim refleksolojiye...Doğal enerjiye en yatkın yapıları gereği, maalesef doğal olmayan mamaya, suya, kimyasal kedi kumlarına, doğal olmayan enerjilere toleransları küçük kediler için düşündüğümüzde, dışarısı dahil! (artık avm ve beton yığınlarının, arabaların makinelerin hakimiyetindeki büyükşehirlerden bahsediyorum)  ellerinden aldığımız tüm doğal yapıların yerine alternatif ne sunabiliriz diye düşünmek lazım kendi evimizde...Mamasını,kumunu en doğalına yatkın, yaşadığı alanı tırmalayacağı koltuklar yerine sunacağınız tırmalama tahtalarıyla, doğada enerjisini atamadığı için sunacağınız farklı oyun çeşitleriyle, kedi tünelleriyle, duvara monte kedi merdivenleriyle toplarla ilgiyle sevgiyle çözümleyebileceğiz diye düşünüyorum...
Bu yazımda bahsettiğim üzere  kedilere uygulanacak refleksoloji için önce yüzden başlanması gerektiğini belirtmiştim. Aslında farkında olmadan kedimizi köpeğimizi her okşadığımızda bu refleks bölgelerine temas ediyoruz...ve onlar en çok hoşlandığı bölgeyi ister istemez size öğretiyor. 
Herşeyden önce kedinizin ve sizin rahat bir ruh halinde olması önemli, yani kediniz oyun oynamak isterken tabiki zorla kucağınıza alıp ben masaj yapıcam derseniz güzel bir cevap alırsınız :) 
Yapılması gerekenler :
1. Rahat ve dingin olmak
2. Yüz bölgesindeki refleks bölgelerini tespit etmek
3.Parmak uçlarıyla bu bölgelere hafifçe masaj yapmak.

Refleks bölgelerini belirlemeden önce
1. Burnun orta kısmının omurgayı simgelediğini,
2.Kaş kavislerinin,omuzları,ön ve arka patileri simgelediğini ve bölgenin uyarılmasıyla stresli ya da kaygılı hayvanlarda sakinleştirici etkisi olduğunu,
3.Alnın; baş ve beyni simgelediğini aslında bu bölgenin çok önemli olduğunu, burundan başlayan ve kulakların arkasında sona eren bir merkez çizgi boyunca bedenin neredeyse tüm refleks noktalarının burada yer aldığını bilmek önemli. Bu nedenle özellikle bu bölgeyi okşamakta hiç tereddüt etmeyin! 
4. Burun çevresi nin; karaciğer, akciğer,böbrek, dalak pankreası simgeleyen bölge olduğunu, rutin masajın yanısıra kaza sonucu yaralanma ve  kalça çıkığı gibi durumlarda bölgenin masajla uyarılmasının olumlu sonuçlar verdiğini,( burnun kendisini değil! çoğu kedi bundan hoşlanmıyor)
5. Çene ortası nın ;  yine bacaklar,ayaklar ve el parmaklarıyla ilişkili olduğunu, refleks bölgesinin sık uyarımı, kırık durumlarında kemik oluşumunun hızlandırdığını bilmemiz gerekiyor. ( Uzuv alçılı da olsa daha iyi bir iyileşmeye izin veriyor)

BU GENEL BİLGİLENDİRMELERDEN SONRA ;
işte merakla beklenen tablo :) 
Yan resimdeki kedimizin refleks bölgelerini görüyoruz;
Evcil hayvanınız büyük ya da küçük olsun,burnu uzun ya da yassı olsun, kedi köpek ya da tavşan olsun referans bölgeleri aynı! Bu sebeple kitapta yer alan köpek için tasarlanmış tabloyu kediler içinde düşünebilirsiniz. 


Yüz masajı ile ilgili genel bilgiler ve tablolardan sonra Mia ile benim yaşadığım deneyimleri de sizinle paylaşacağım. 
Bundan sonraki yazı çok önemli bir yere sahip tüm dengeyi simgeleyen kulak masajıyla devam edecek.
Ve yine nette bulduğum görsel videolarla daha çok pekiştirilecek... diye düşünüyorum. :) 
Sevgiyle Kalınn...
Yorumlarınızı kendi deneyimlerinizi merakla bekliyorum.... :)